13 Haziran sabahi saat sabaha karsi 5 gibi Ataturk Havalimani'na geldim. Beni gecirmek icin annem ve kardesim de yanimdaydi. Bu saate kadar bavul toplamaktan hic uyumadigim icin uykusuz ve gergindim. THY`de check-in islemlerimi yaptim. Once Frankfurt'a, oradan da Lufthansa Havayollari ile Los Angeles'a gidecektim. Ucaga gidis icin yaklasik bir saatimiz vardi. Havaalaninda bir kafede oturup sohbet ettik. Son fotograflarimizi cektik.
Bir saat su gibi akip gecti. Ayrilik vakti geldi, vedalastik. Gumruk memuruna pasaportumu verdim. Birsey soylemeden bilgisayardan kontrol etti. Gerekli cikis islemlerini yapti ve pasaportumu geri verdi. Diger tarafa gectim ve artik tek basimaydim.
Ucagimin kalkacagi kapiya gittim. Bir sure sonra bizi ucaga aldilar. 08:30 gibi de havalandik.
THY ucaginda koltuklar dar ve rahatsizdi. Yanimda bir Turk bir de Alman oturuyordu. Ikisiyle de pek konusmadim. Ucakta kahvalti verdiler. Omletimsi yumurta, biber, domates, salatalik, peynir... Kahvaltidan sonra biraz uyumusum. Frankfurt' a vardik. Aktarma icin yeniden check-in yaptirmam gerekiyordu. Dolasa dolasa ilgili yeri buldum ve sorunsuzca islemlemlerimi yaptirdim.
Saat 13:30'da ucaga binisler baslayacakti. Yaklasik bir bucuk iki saat bos zamanim vardi. Burada nedense bazi seyler tanidik geldi. Pek yabancilik hisetmedim. Amacim biraz Euro alip su ve McDonald's dan milkshake gibi birseyler almakti. Bunun icin 10 dolar bozdurdum. Once marketten su aldim. Ancak suya 2.60 Euro verince milkshake almaya para kalmadi.
Biryerlerde oturup ucak saatini bekledim. Zaman yaklasincada C16 kapisina dogru yol aldim. Kapi da, bulundugum yere uzakmis, oldukca yurudum. C16 kapisindaki bekleme alaninda biraz daha oturdum. Pencereden binecegim ucak gorunuyordu. Ucabilecegine inanamayacagin kadar buyuktu. Bir sure sonra bizi ucagimiza aldilar. Gercekten cok buyuk bir ucak. Pencere kenarlarinda 2'li, ortalarda 4'lu olmak uzere tek sirada toplam 8 koltuk var.
Benim yerim tam kanat uzerinde, pencere yaniydi. Alanda, hemen yanimdaki kanadin uzunlugu kadar baska ucaklar vardi. Koltuk arkalarina ekranlar koymuslar. Film, muzik, TV dizileri ve ucus bilgilleriyle oyalanabiliyorsun. Artik Turkce yoktu. Tum anonslar Almanca ve Ingilizce yapiliyordu. Ucak, anladigim kadariyla, teknik bir sorundan dolayi 10-15 dakika gec kalkti. Bu kus gercekten ucuyordu.
Bu sefer yanimda Amerikali bir adam vardi. Bana "eve mi" yoksa "evden uzaga mi" gittigimi sordu. Ben durumu anlattim. O da eve gittigini soyledi ve halinden, bundan cok memnun oldugu anlasiliyordu. Sonra IPhone nu cikardi ve hemen hemen butun yol boyunca oynayacagi sudoku oyununu oynamaya basladi. Bu nedenle bu adama "Sudoku Adam" adini koydum.
Biraz TV izledim. Bu sirada, bitmek tukenmek bilmeyecek olan ikramlar basladi. Ilk olarak icecek ve kraker verdiler. Sonra yemek geldi. Et veya tavuk. Ben et sectim, guzeldi. Bu yemekten sonra ininceye kadar icecekler defalarca geldi gecti. Bende yol boyunca film izledim, muzik dinledim, rotamizla ilgilendim. Bir yanlislik olmasin!

Takip ettigimiz rota yaklasik bu sekildeydi.
Ucak cok soguktu. Her koltuga havlu gibi birseyler koymuslar, ona sariniyorsun. Sik sik bolunse de biraz uyudum. Bu arada 2 tane form verdiler elime. Ben "hayirdir yedik ictik hesap mi geldi?" derken megersem bunlar Amerika'ya giriste teslim edecegimiz belgelermis. Yaninda getirdigin esyalarin neler oldugunu ve kac paran oldugunu soran bir form. Ayrica genel bilgiler istiyorlardi. Bunlari doldurdum.
Inise yakin yine yemekler geldi. Adini anlayamadigim bir yemek bir de noodle vardi. Bu sefer noodle aldim. Hepsini yiyemedim. Cilekli yogurt durumu kurtardi.
Artik Los Angeles semalarindaydik. 5-6 yuksek binanin toplandigi bolge disinda hersey yere cok yakin gorunuyordu. Los Angeles havaalanina guzel bir inis yaptik. Ancak dev ucagimiz basini sokacak bir yuva bulamadigi icin 10-15 dakika bekledik.
Burasi ilginc bir havaalani. Bazi koridorlar oldugu gibi haliyla kaplanmis. Bazi bolumlar tamirde gibi acik duruyor. Giris kontrolleri icin hic beklemedim. Bir abi belgelerimi aldi. Bilgisayardan kontrol etti. Yeniden parmak izi istedi. Yakisikli bir fotografimi cekti. Burada ne is yapacagimi sordu. Anlattim. Girisimi onayladi ve belgelerimi geri verdi.
Bavulumu alacagim alana gectim. Orada da cok beklemedim. Bavulumu aldim. Ucaktayken bir saatte cikamam herhalde dedigim yerden 10 dakikada ayrilmistim. Havaalani cikisina yurudum ve alandan ayrildim. Artik Los Angeles'daydim.
1 yorum:
oo süper yolcukluk olmuş, gitmiş kadar olduk valla okurken :) hatta almanya yenilince bizde yenilmiş sayıldık.
auram oraya kadar yetmiyo kahretsin :))
safak
Yorum Gönder