Gectigimiz haftalarda Brazilya’dan biri mail atmis ve yakinda benimle ayni sirkette calismaya baslayacagini, kendisine ev arkadasi olup olamayacagimi sormustu. Bende o siralar yeni tasinmistim ve Albert'in diger odalari kiralamak icin ilanini guncelledigini biliyordum. Durumu anlattim. Aradan bir hafta gectikten sonra Albert ile ev konusunda anlastilar ve gectigimiz pazartesi Alaini bize tasindi. Sali gununden beri de Alaini ile beraber ise gidip geliyoruz. Is demisken, yavas yavas bana da onemli isler vermeye basladilar. Su an yapmam gereken is biraz agir aslinda. Ama sistemi ogrenmem icin iyi bir alistirma olacak.
Cuma gunu Turkiye'den bir ziyaretcim geldi. Onunla da ayni sirkette calisacagiz ancak ayni yerde degil. Oturup biraz sohbet ettik. Daha once Amerika'ya Work And Travel programi ile 2 kez gelmis. O yuzden gayet tecrubeli gordum kendisini. Daha cok sirket hakkinda bilgi aldi benden. Bende ona Amerika hakkinda sorular sordum. Bu eyalette ehliyet sinavina Turkce girebilecegimi ogrendim mesela. Boyle 1 saat kadar konustuk. Daha sonra o, San Diago'ya dogru yola cikti.
Bu haftasonu iki onemli etkinlik vardi. Bunlardan ilki Maria Anna'nin dogum gunu, digeri ise Bagimsizlik Gunu kutlamalari. Haftaicinde, Maria Anna'ya hediye almak icin, Alaini ile iki kez Ontario Mills'e gittik. Sadece hediye almakla kalmayip kendime yeni bir cep telefonu hatti aldim. T-Mobile adli GSM operatorunden konturlu bir hat. 10 dakikalik hediye konturde vermisler sagolsunlar. Ben bununla uzun sure idare ederim derken aci gercekle karsilastim. Burada telefon konusmalarinin tumu toplam dakikaya yansiyor. Yani arasanda, aransanda, mesaj atsanda, mesaj alsanda konturun dusuyor. Kisa surede 10 dakika bitti. Tabi bunda Skype’dan araninca dusmez seklindeki dusuncemiz etkili oldu. Hayatimin en kisa on dakikasiydi.
Neyse gelelim cuma aksamina. Cuma gunu is cikisi eve gittik. Hazirlandik ve Maria Anna’nin dogum gununu kutlamak icin Hollywood’a dogru yola ciktik. Yol yaklasik yarim saat surdu. Ana caddede biraz trafikte oyalandik. Bende etrafa bakma firsati buldum. Cadde uzerinde barlar, gece kulupleri var ve hepsinin onunde uzun kuyruklar. Bizim gidecegimiz ise King King adinda bir yer. Deep House tarzi muzik caliyor. Arabimizi 25$ karsiliginda otoparka emanet ettik. King King de zaten otoparkin onundeymis. Iceri girdik. Buradaki barlarin tumunun girisinde kimlik soruyorlar. Bende kimlik yok tabi. Pasaportumu gosterdim. Dev guvenlik gorevlisi nereden geldigimi sordu. “Turkey” dedim. O da “Ben biliyor Turkce, iyigeceler” dedi ve iceri buyur etti. Boylelikle bara sanli bir giris yapmis oldum.
Icerisi genis, ferah bir mekan. Hatta fazla ferah. Sanki birsey eksik gibi. Kendi kendime acaba ne eksik diye dusunurken ne oldugunu buldum: Sigara dumani. Alismam vakit aldi. 7 kisiydik. Ictik, dans ettik, eglendik. Saat 2’ye dogru bir anons yapildi: “Last call for alcohol.” Boylesini de ilk kez goruyorum. Saat 2’de bar kapanir mi? Neyse son biramizi aldik. Onu da tam bitiremedim. Cunku biri gelip elindeki cop kovasini gostererek “finish now” diye buyurdu. Bende mecburen ici yarim dolu siseyi atmak zorunda kaldim. Saat 4’e kadar muzik devam etti. Bizde bu saatlerde ayrildik.
Yeni tanistigim insanlar dogum gunumu sorup hemen ajandalarina kaydediyorlardi. Inanilmaz heyecanlaniyorlardi. Bende diyorum ne olacak acaba dogum gunumde bu kadar heyecanlanacak. Endiseleniyordum. Bu saat oldu hala Maria Anna’nin pastasindan haber yok. Sordum sorusturdum. Megersem pasta kesilmiyormus, mumlar uflenmiyormus. O kadar da endiselenecek birsey yok yani. Ben, birazda kendi dogum gunumu dusunerek, pastasiz dogum gunu olmaz diye israr ettim ve haftaicinde pasta almaya karar verdik.
Ertesi gun 1’e dogru uyandim 4 Temmuz Bagimsizlik Gunu’ne. Bugun tatil. Etrafta bugune ait herhangi bir susleme, kutlama yok. Siradan bir gunden farksiz. Bizim de planimiz Maria Anna’nin erkek kardesinin evine gitmek. Albert, Christopher, ben ve Alaini atladik arabaya, doguya, San Bernardino’ya dogru yola ciktik. Yarim saatlik bir yolculuktan sonra eve vardik. Guzel bir ev. Havuzu da var. Evdekilerle tanistik. Sohbet ettik, yemek yedik. Isteyen havuza girdi. Kisacasi Bagimsizlik Gunu’nu, bir havuz partisiyle kutlamis olduk. Gec bir saatte eve donduk.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder