5 Eylul’de, gerek yanimda olamayan arkadaslarim gerekse buradakiler cok guzel mesajlarla dogum gunumu kutladilar. Eger sende kutladiysan bir kez daha tesekkur ederim. “Yok ben unuttum, bilmiyordum” diyorsan, uzulme! Seneye telafi ederiz. Her sene yapiyorum nasil olsa… Kutlama mesajlarinin yaninda, en fazla gelen soru “pasta kestiniz mi?” oldu. Evet, pasta kestik. Hem de ki kere!
Surekli beraber oldugumuz arkadaslarimin bir kismi San Jose’ye tatile gittikleri icin biraz eksigiz. Cuma aksami, dogum gunum serefine, kalan saglarla beraber komsu sehirdeki bir bara gittik. Sirin bir caz bar. Canli muzik var. Oturduk. Guzel guzel muzigimizi dinledik. Bu arada calan grupta sadece bir bayan var. O da bateri caliyor. Neden olmasin?
Aslinda burasi “fondue bar” olarak geciyor. (Hip Kitty Jazz & Fondue) Her masada fondu yapmak icin ocaklar koymuslar. Normal bildigin cikolata fondunun disinda peynirle ve etle fondu yapabiliyorsun. Yemek icin biraz gec oldugu icin biz birsey yemedik ama daha sonra belki denenebilir. Bu sirada saat 12’yi vurdu. Bizde bardaklarimizi tokusturduk. Yeni yasimiza boylece girmis olduk.
Hip Kitty Jazz & Fondue, Fotograf bana ve ilgili geceye ait degil. Zaten guzelim baterist dururken amcayi dinlemeye gidecegimi sanmiyorum.
12’den sonra muzik bitti. Terasa ciktik. Orada da 1-2 saat oturduk. Saat 2’de kapaniyor burasi. Zaten bizde ayriliyorduk. Aciktik. Adini hatirlamadigim turtalari meshur olan kafeye gittik. En son buraya kahvalti icin gelmistim. Her Amerikan restaurantında oldugu gibi porsiyonlar cok buyuk. Hatirliyorumda, o gun kahvaltida omlet siparis etmistim. Basit bir soru? Bir kisi icin omlet 6 yumurtadan yapilir mi? 6 yumurtali omletin yanina boyle tel tel kesilmis patates kizartmasi konur mu? Neyseki ziyan olmuyor hic birsey. Yemekten sonra kalanlari koymak icin bir kutu rica ediyorsun. Yiyeceklerini kutuya doldurup bir kac gun boyunca yemeye devam ediyorsun. Nereden geldim ben bu konuya?
Sicak kahve ile muzlu bir amerikan pastasi ismarladim kendime. Saat 3’e geliyordu. Bu sirada annem ve kardesim aradi. Dogum gunumu kutladilar. Arkadaslar da yemeklerini yediler. Evimize dogru yola ciktik. Yeni yasimizin ilk uykusuna daldik.
Cumartesi aksami Chris, elinde guzel bir pastayla bize geldi. Bende o siralarda ortalarda yoktum. Heyecanli bir sekilde pastanin kutusunu acti. Bu sirada Alainni’de yardim ediyordu. Mumlari guzelce uzerine dikti. Hepsini hizlica yakti. Isiklari kapattilar. Ikisi beraber odamin kapisina geldiler ve kapiyi actilar: Supriiiiiiiiiizzzzzz!
Eve yurume mesafesinde bir kafe var. Adi, guzel ve kolay oldugu icin unutmuyorum: “T.G.I. Friday’s” Insanin her cuma gidesi geliyor. Eglenceli guzel bir kafe. Zaman zaman garsonlar barlarinda sovlar duzenliyorlar. Sicak, hos bir ortam. Iste Chris ve Alanni odamin kapisini acip “Supriiiiiiiiiizzzzzz!” diye bagirdiklari sirada, ben, Oleg, Nikki ve Ricci ile beraber T.G.I. Friday’de dogum gunum icin bulusmus aksam yemegimizi yiyorduk. Chris ve Alanni beni evde sanarak guzel bir supriz hazirlamislar ama malasef ben hazir bulunamadim. Boylelikle suprizi kacirmis olduk.
Kutlamalar hafta icinde de devam etti. Oleg, Alainni ve ben artik Chris’in aldigi pastayi yiyelim dedik. Gostermelikte olsa mumlarini yaktik. Ufledim. Bunun dogum gunum icin ufleyecegim son mum oldugunu bilseydim biraz daha ozenirdim elbette.
Dun gece, San Jose’den donen arkadaslar ile birlikte, gecen cuma gittigimiz caz barin hemen yaninda bulunan, Akdeniz restaurantına gittik. Menusunu okuyabildigim restaurantlari seviyorum. Bu Akdeniz restaurantıda bunlardan biri. Menude “Sish Kebop”, “Kofthe Kebop”, “Savurma” gibi hasretini cektigimiz tadlar var. Ibrahim Tatlises’de caliyor. Daha ne olsun! Ben bir “Beef Sish Kebop” yedim. Biraz baharati fazla olsa da yine de guzeldi. Yemekten sonra “Mutlu yillar” calmaya basladi. Sagolsunlar pasta da almislar. Dondurmali pastam benim! Seneye uzerinde mum da isterim ama!
Boylece dogum gunu kutlamalari tamamlanmis oldu. Buradaki tum arkadaslarima, 3 ay once tanismamiza ragmen, 30 yillik arkadas gibi kutlamalar duzenledikleri icin cok tesekkur ederim. Dogum gunumde aldigim en guzel hediye bu oldu aslinda. Lafi gelmisken diger hediyelerden de bahsedeyim. Oleg ve Alanni Play Station 3 icin FIFA 2009 almislar. Play Station’im yok ama olursa FIFA’m hazir. Arasira Oleg ile oynuyoruz. Simdilik oyun guzel calisiyor. Bir hatasi yok! Cengiz’i ozluyoruz. Bir gun alisveris merkezindeyken Albert, Marianna ve benim aramda soyle bir diyalog gecmis. Ben, David Beckham’in parfumunu almak istemisim!!! Albert’de “yok, o alinmaz” demis. Ben israr etmisim! Marianna gulmus. Boyle bir hikaye ben hatirlamiyorum. Ama bunlari Marianna, David Beckham’in bu parfumunu bana hediye ederken anlatti. Insanlarin beni nasil anladigini artik sen dusun. David Beckham gibi kokuyorum artik. Son olarakta gitmeyi plandigimiz Royksopp konserinin biletini Albert hediye etti. Royksopp! Royksopp! Royksopp!